10 Ocak 2012 Salı

tam zamanlar içinde


Atma diyordu taşı suya,
Batınca yitip gitmesinden korkuyorsan!

Bakma diyordu gökyüzüne,
 Ağlayınca tüm hiddetiyle,kaçacak delik arıyorsan!

Ekme diyordu tohumu,
 Büyüyünce,bakmaktan korkuyorsan!

Çıkma diyordu yola,
Bitince, Bir yenisine, başlamaktan korkuyorsan!

Bekleme diyordu yari ,
Gelince,sevmekten korkuyorsan!

Yazma diyordu şiir,hikaye,roman,
 Bir gün kaleminin kırılacağından korkuyorsan!



Taş battı.
Gökyüzü ağladı.
Tohum büyüdü.
Yol bitti.
Yar geldi.
Kalemler kırıldı.
                                                                       
                                                            Ve biz korktuk…



Değil mi ki  korkuları var eden bu düzen,düzeni  var eden bu korkular,
Değil mi ki bu düzeni yaratan biz insanlar.
Değil mi ki atılmaz denen atıldı satılmaz denen satıldı,
Değil mi ki dünya önceden düzdü şimdi yuvarlak.

İşte şimdi! Tam zamanı değil midir!

Taşları suya atmanın,
                                   gökyüzü altında ıslanırken tohumlara bakmanın,

Yeni bir yola çıkmanın,
      yari korkusuzca severken kaleme sarılmanın!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder