27 Eylül 2017 Çarşamba

Modi Logos

- Kısıt yaratmayı doğurur.
- Dile gelince insan oyun da kurulmuş oldu.İki insanın anlaşamaması oyun kurallarını kabuldeki dirençte. 
- Belki de birinin bizi anladığını düşündüğümüzde aldığımız keyif, iyi bir çapraz koşu yaptığında önüne bırakılan ara pasın, tam koşu yoluna düşmesindeki keyif gibi. Gol olmasına lüzum yok, koşu yapıldı, pas geldi.
- Her konuşmaya başlayış yeni bir oyunu yaratmak gibi, bu yüzden insan her zaman oyun oynamaya elverişli. En bildiğimiz kısıt (pozitif anlamda) söz. (Kelimeler düşünceleri yarı yarıya katleder H. Cibran)
- Sanattaki bu ne şimdi la? sorusu, soyutlamadaki - oyundaki (katman veya yaratılan dünyanın koşulları) kuralların, okunaklı olmaması ile ilgili sanırım.
- Kimse kurallarını bilmediği bir oyunda var olamaz
- Kuralları üretilenden okuyabilmek için, oyun kurucusuna güvenmeli.Halihazırdaki somut oyun içinde kendi kurallarını dayatmak bambaşka bir oyun yaratacaktır. Yaratılan dünya eğilmeye müsaitse keyifli olabilir ama sonu yok. Hareket edebilmek için kuralların bir yerde netleşmesi gerek.
- Kural üreticisinin dünyasını anlayabilmek için cepleri doldurmak gerekli.
- Oyundaki en keyifli anlar kelimeye ihtiyaç kalmayanı değil mi? Kişiler arası sözsüz durum özdeşliği ve kendiliğinden reaksiyon aynı dünyada varolabilmenin en somut göstergesi.
- Oyunu oynayabilmek ise apayrı bir konu, oyuncu önce nasıl bir dünyada neyin şeklini alacağını anlamalı, gerisi enstrüman kullanmadaki yeteneğine ve ceplerinin dolu olmasına bağlı.

25 Haziran 2017 Pazar

Dalga ile Kumsal

Bir kelebeğin kanat çırpışı,
Güneşi hisseden bir çiçeğin açışı.

Başlangıcını kestiremiyorum,
sana dalga ile kumsalın hikayesini anlatmak istiyorum.


Dalga,

İrili ufaklı diğerlerinin arasında
Yol kat ettikçe büyüyordu.
Köklerinden bağlıysa da yanlarına,
Başka bir şarkı söylüyordu.
Baloncuklar ve köpüklerle,
                                                               -Bilemediği o kokusu-
Birikenler ve söyleyecekleriyle
                                                               -Kırılgan ve akışkan dokusu-
Yol alıyordu kumsala doğru.

Kumsal,

                Sayısız dalgaların nefesleriyle,
                Farklı yaratıkların pençeleriyle,
                Sürekli şekil değiştirmekte.

Çarpışma,

Defalarca kez olanın bir yenisi beklenmişti.

Dalga,

                Bıraktı kendini kumsala,
                Saçtı etrafa baloncuklarını.
                Tasasızca ilerlerdi, yayıldı.
                Ulaşabileceği yere kadar.

Bir an,
                Gelişin bittiği,
                                               Gidişin başlayacağı,
                O an,
durur her şey.
                                                        O an,
                                                                    Sessizlik…
Gidiş,

                İçine işleyerek kumsalın,
                Kendisinden bırakarak biraz da,
                Mecburi bir yönelimin gerçekleşme haliydi.
                Kaydı usulca.

Dalgaya kalan,

                Şarkısını söylemiş, köpüklerini saçmış,
                Oynak yolculuğu sonunda
                Bir an rahatlamış.
                                                    Bir an,
Sessizlik…

Kumsala kalan,

                Üzerinde yayılan kokunun zerrecikleri,
                Gidişin izleri,
                Azalmışlığı  bir parça daha kumlarının.
                                                     Bir an,
                                                               Sessizlik…